Eskişehir’de 1990 yılı öncesi yapılan yapılar vatandaşı tedirgin ediyor.

İHA

Yaşanan Kahramanmaraş merkezli depremler birkez daha kentsel dönüşümün önemini gözler önüne serdi.

Depremlerin ardından vatandaşın korkuları devam ederken eski binalar adına yeni çalışmalar yapılıyor.

Eskişehir’in Tepebaşı ilçesinde, 1990 yılından önce yapıldığı tahmin edilen eski binalar, depremden sonra vatandaşlarda endişe oluşturdu.

Rüzgarlı havalarda eski binalardan dökülen sıva çatlakları kaldırımdan geçen yayalar için tehlike oluştururken, zaman içerisinde bazı yapıların kolonlarında oluşan hasar dikkatleri çekti.

Vatandaşlar sağlam olduğunu ifade etti

Bölgedeki vatandaşların bir bölümü bulundukları yapıların sağlam olduğunu iddia ederken, bir bölümü ise endişesini dile getirdi.

Durumla ilgili rahatsız olan vatandaşlar ise, bakımsızlığıyla gözlere çarpan eski binaların en yakın zamanda yenilenmesi gerektiğini söyledi.

“Ufak bir rüzgarda caddeye ve yayaların üzerine parçalar düşüyor”

Mahallede çaycılık yapan İbrahim Yücel, eski binalardan düşen sıva çatlaklarının çocukların kafasına düşebileceğini ve bununla ilgili çok endişeli olduğunu ifade etti.

Hasarları yapılarla ilgili yapılacak çalışmaların muhtemel can kayıplarını engelleyebileceğine dikkat çeken Yücel, şu ifadeleri kullandı:

Bu caddede gezemiyoruz, dükkanlara çay götüremiyoruz. Yoldan geçen çoluk çocuğun tepesine betonlar iniyor, çok fazla hasarlı ve metruk bina var. Hiç bakan, eden yok.

İllaki birilerinin kafasına beton düşecek, ölecek. Allah korusun, bize düşse yine iyi ancak ufak bebeklerin üstüne de düşecek diye çok korkuyorum. Yani korku ve endişe oluşturuyor. Bunların denetimi yok. Baksalar, hasarlı yerleri tespit edip bir an önce boşaltsalar, yaşanabilecek can kayıpları önlenebilir. Ama önlem alınmıyor. Muhtemel bir depremde burada mutlaka hasar oluşacaktır.

Binaların çoğu eski ve bakımsız, dolayısıyla sıvaları dökülüyor. Onlara bile bakan yok. Ufak bir rüzgarda caddeye ve yayaların üzerine parçalar düşüyor. Benim dükkânımın önüne de düştü, Allah’tan aşağıda kimse yoktu.

Birilerinin başına düşse ölecekti. İş yeri sahibi olarak bundan biz sorumlu olacaktık. Böyle bir durumda bu canları nasıl ödeyeceğiz? Sonuçta biz de bir can kaybı yaşansın istemiyoruz.

“Bunların hepsi bir deprem durumunda etkilenecek binalar”

Çevre esnafı Yekta Öztetik, bölgedeki binaların depreme dayanıklı olmadığını düşündüğünü ve yenilenmesi gerektiğini belirtti.

Sivrihisar 1 Caddesi’ndeki çoğu binanın ömrünü doldurduğunu dile getiren Öztetik şunları söyledi:

Şu an bu tarafta gördüğünüz binaların bir kısmı metruk, bir kısmı da kullanışsız halde duruyorlar. Depreme dayanıklı olduklarını düşünmüyorum, burada yenilenmesi gereken alanlar var.

Bunların süreç içerisinde yenileceğini ve caddemize değer katacağını düşünüyorum. Buraların bir an önce yenilenip, güzelleşmesi, depreme dayanıklı ve daha fonksiyonel bir hale gelmesi lazım.

Çünkü bu binaların çoğu ömrünü doldurmuş. Çarşımızın içini görüyorsunuz, inşaata uygun yeni yerler kalmadığı için buraların da inşaata uygun hale getirilerek kentsel dönüşüm sürecinin hızlanacağını düşünüyorum. Bunların hepsi bir deprem durumunda etkilenecek binalar.

1999 depremi öncesinde yapılan binaların inşaat teknolojisi de ona göre olduğu için hazır beton ya da nervürlü demir kullanılmadığından dolayı bu binalar pek sağlam olmayabilir. Bu tarz binalar deprem açısından daha büyük risk teşkil etmekte ve kentsel dönüşüm çerçevesinde yenilenmesi gerekiyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir